K18 ve Olaplex Ürünlerinin Saç Onarım Performansının Bilimsel Değerlendirmesi
Platformumuzdaki en çok okunan ve popüler makaleleri görmek için Trendler bölümüne geçebilirsiniz.
Saç onarımı alanında popüler olan K18 ve Olaplex ürünleri, saç yapısına etkileri açısından bilimsel olarak incelenmiştir. Bleached Hair as Standard Template to Insight the Performance of Commercial Hair Repair Products başlıklı açık erişimli makale, K18 ve Olaplex ürünlerini aynı çalışmada karşılaştıran nadir araştırmalardan biridir. Bu çalışma, saç teli üzerinde çeşitli fiziksel ve kimyasal testler yaparak ürünlerin etkilerini değerlendirmiştir.
Araştırmanın Kapsamı ve Yöntemi
Çalışmada, önceden ağartılmış ve oldukça zarar görmüş saç örnekleri kullanılmıştır. Araştırma kapsamında saçın görünümü, saç kutikülünün durumu, saçtaki bağ yapıları, ısıya karşı direnç ve saçın dayanıklılığı gibi parametreler incelenmiştir. Olaplex ürünlerinden N°0 kullanılmıştır; bu ürün, Olaplex serisinde primer olarak bilinen ve aktif bileşeni Bis-Aminopropyl Diglycol Dimaleate içeren bir formüldür. K18 ürününün hangi formülünün kullanıldığı belirtilmiştir ancak aktif bileşenin izole edilip edilmediği net değildir.
Ayrıca Bakınız
Kimyasal Bağların Onarımı ve Etkileri
Araştırmada, saçtaki disülfit bağlarının tam anlamıyla onarıldığına dair doğrudan bir kanıt bulunamamıştır. Bunun yerine, saç yapısında başka türde kovalent bağların oluştuğu gözlemlenmiştir. Olaplex'in, disülfit bağlarının kırık uçlarını kapatarak yapıyı stabilize ettiği, ancak iddia edilen çapraz bağlanmayı tam olarak gerçekleştirmediği düşünülmektedir. Bu bulgu, daha önce yapılmış bağımsız bir çalışmanın sonuçlarıyla da uyumludur.
Saçın Mekanik Özelliklerine Etkisi
Mekanik testler sonucunda Olaplex'in saçın kalınlığını artırdığı ve en yüksek çekme dayanıklılığı ile uzama kapasitesini sağladığı belirlenmiştir. K18 de benzer bir etki göstermiş ancak Olaplex kadar belirgin olmamıştır. Tarama Elektron Mikroskobu (SEM) ve Atomik Kuvvet Mikroskobu (AFM) gözlemleri, K18'in saç telinin yüzeyinde etkili olduğunu, saç teli çekirdeği üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığını göstermiştir. Olaplex ve K18, ağartılmış saç örneklerine kıyasla çekme dayanıklılığında sırasıyla %47,6 ve %19,5 artış sağlamıştır.
Araştırmanın Sınırlamaları ve Yorumlar
Çalışmanın örneklem büyüklüğü (n=3) istatistiksel anlamlılık için en düşük sınırda olup, sonuçların genellenebilirliğini kısıtlamaktadır. Ayrıca saç örneklerinin tedarikçi tarafından önceden ağartılmış olması, saçın doğal yapısının ve koruyucu kimyasalların etkisinin bilinmemesi deneyin geçerliliğini etkileyebilir. Ürünlerin tek seferlik uygulanması, pazarlama materyallerinde önerilen düzenli kullanımın etkisini değerlendirmeyi engellemektedir. Ayrıca, saç bakımında kullanılan klasik kondisyone ürünler veya protein tedavilerinin etkileriyle karşılaştırma yapılmamıştır.
Kullanıcı Deneyimleri ve Ek Bilgiler
Kullanıcı deneyimleri, Olaplex'in düzenli kullanımda saçın nem tutma kapasitesini artırdığı ve buklelerin iyileştiği yönündedir. K18 ise saçın uçlarında belirgin bir uzama ve daha az kırılma sağladığı gözlemlenmiştir. Ancak bu gözlemler anekdot niteliğindedir ve bilimsel veri olarak kabul edilmemelidir.
Sonuç Değerlendirmesi
Bilimsel çalışmalar, K18 ve Olaplex ürünlerinin saç yapısında farklı mekanizmalarla etki gösterdiğini ortaya koymaktadır. Olaplex, saç telinin çekirdeğinde daha derinlemesine bir güçlendirme sağlarken, K18 daha çok saç yüzeyinde etkilidir. Her iki ürünün de iddia ettikleri disülfit bağ onarımını kanıtlayan yeterli bilimsel veri henüz mevcut değildir. Araştırmaların sınırlı örneklem büyüklüğü ve tek uygulama ile yapılması, ürünlerin gerçek dünya performansını değerlendirmede önemli kısıtlamalar getirmektedir. Ayrıca, saç bakımında geleneksel protein tedavileri ve doğal yağların da saç sağlığını iyileştirmede etkili olduğu bilimsel literatürde desteklenmektedir.
Bu çalışma, saç onarım ürünlerinin etkinliğini değerlendirirken deneysel tasarımın, örneklem büyüklüğünün ve kontrol gruplarının önemini vurgulamaktadır. Saç bakım ürünlerinin performansını anlamak için daha kapsamlı ve uzun süreli araştırmalara ihtiyaç vardır.




















